WEPs – Kadının Güçlenmesi Prensipleri

WEPs Nedir?

Kadının Güçlenmesi Prensipleri Çalışma Grubu ve Komisyonlarında Temsilimiz

Kadınların, tüm sektörlerde ve her düzeyde, ekonomik yaşamın içinde yer alabilmelerini sağlamak amacıyla kadınların güçlenmesini hedefleyen özel sektörün küresel en önemli girişimlerinden biri Kadının Güçlenmesi Prensipleri (Women’s Empowerment Principles – WEPs) platformudur.

2010 yılında Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (UN Global Compact) ve Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlenmesi Birimi (UN Women) ortaklığında oluşturulan WEPs platformu, özel sektöre; iş yerlerinde, piyasalarda ve toplum genelinde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için dikkate almaları gereken önemli noktaları sunmaktadır.

Şirket politikalarında ve faaliyetlerinde şeffaflığın ve kapsayıcılığın arttırılması için sonuç getirecek teknikleri, araçları ve uygulamaları öngören Kadının Güçlenmesi Prensipleri, uzun soluklu ve çok paydaşlı uluslararası istişare sürecinin sonucunda, işletmelerin mevcut uygulamalarını, performans göstergelerini ve raporlama pratiklerini inceleyip analiz etmelerini sağlayacak bir cinsiyet merceği geliştirilmiştir.

Kadının Güçlenmesi Prensipleri, iş dünyası liderlerinin, toplumsal cinsiyet eşitliğini ilerletecek şirket politikaları oluşturmaya yönelik 7 ilkeye açıkça taahhüt vermelerini istemektedir.

CEO Destek Beyanını imzalayan liderler, Kadının Güçlenmesi Prensipleri’ni, yönetim kurulu odasından işyerlerine ve tedarik zinciri üzerinden topluma varana kadar her noktaya dahil etme ve uygulama konusundaki niyetlerini ortaya koymaktadırlar.

 

  1. Cinsiyet Eşitliği İçin Üst Düzey Kurumsal Liderlik Sağlanması 
  2. Tüm Kadın ve Erkeklere İşte Adil Davranılması, İnsan Haklarına ve Ayrım Yapmama İlkesine Saygı Gösterilmesi, Bu İlkelerin Desteklenmesi
  3. Tüm Kadın ve Erkeklere Sağlık, Güvenlik ve Refah Sağlanması 
  4. Kadınların Eğitim, Kurs ve Profesyonel Gelişim İmkânlarıyla Desteklenmesi
  5. Kadınları Güçlendiren Girişimci Gelişimi, Tedarik Zinciri ve Pazarlama Yöntemlerinin Uygulanması 
  6. Toplumsal İnisiyatifler ve Destekler Aracılığıyla Eşitliğin Teşvik Edilmesi 
  7. Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanması İçin Gelişimin Ölçülmesi ve Halka Açık Raporlanması

 

BPW İstanbul Kulübü Kadının Güçlenmesi Prensipleri Çalışma Grubu’nda

Uluslararası BPW – İş ve Meslek Sahibi Kadınlar Federasyonu’nu Birleşmiş Milletler ECOSOC danışman statüsüne sahip olmasından dolayı, BM organları ile işbirliği içerisinde faaliyetlerine devam etmektedir. Bu gerekçe ile BPW İstanbul İş ve Meslek Sahibi Kadınlarını temsilen WEPs çalışma grubunda yer almakta olan derneğimiz, halen Çalışma Grubu’nun alt komisyonu olan Eğitim Komisyonu’nda Eş Başkanlık nezdinde temsil edilmektedir. Derneğimizin Başkan Yardımcısı Sema Sanıgök bu görevi yürütürken, Başkan Selda Alemdar Dinçer Networking ve İletişim Komisyonu’nda yer almaktadır.

 

Çalışma Grubu Eş Başkanları: Dilek Cesur, Yeşim Teksil Kurumsal İletişim Müdürü / Ata Selçuk, Eczacıbaşı Holding İnovasyon ve Sürdürülebilirlik Koordinatörü, BPW Kulübü Başkanı Selda Alemdar Dinçer ve Başkan Yardımcısı Sema Sanıgök Tüsiad’da gerçekleşen toplantıda

Kadının Güçlenmesi Çalışma Grubu; Global Compact Türkiye, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA), Birleşmiş Milletler Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlenmesi Birimi (UN Women) desteğiyle 2014 yılında kurulmuştur. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK) koordinasyonunda faaliyet gösteren Grup, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi (Global Compact) ve Kadının Güçlenmesi Birimi (UN Women) ortaklığında belirlenen 7 maddeden oluşan Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin (WEPs) ülke çapında yayılımına katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Ayrıca şirketlerin bu prensipleri uygulamaya geçirmesi için iyi örneklerin paylaşıldığı bir özel sektör platformu olarak görev yapmaktadır.

Kadının Güçlenmesi Çalışma Grubu, Global Compact imzacı firmaları ve Türkiye genelinde farklı sektörlerden olmak üzere iş yerlerinde bu prensipleri uygulamayı taahhüt eden 150’den fazla WEPs imzacısı ve toplumsal cinsiyet eşitliği alanında çalışmalar yapan sivil toplum örgütlerinden oluşmaktadır.  Çalışma grubu özel sektör temsilcileri, kamu ve sivil toplum kuruluşları ile koordineli bir şekilde çalışarak, Türkiye’deki toplumsal cinsiyet eşitliği sorunlarına işaret eder, çözüm önerileri geliştirir ve iyi uygulamalarının yayılması için çaba sarf eder.

Firma ve STK’lar yeni hedeflerin konuşulduğu ve geçmiş dönem etkinliklerinin analiz edildiği toplantıdan sonra

 

 

 


ÖZEL SEKTÖR TEMSİLCİLERİ ERİŞİLEBİLİR ÇOCUK BAKIM HİZMETLERİNİN GEREKLİLİĞİ KONUSUNDA HEM FİKİR

“İş Dünyasında Kadının Güçlenmesi için Çocuk Bakım ve Eğitim Hizmetlerinin Yaygınlaşması” başlıklı bir konferans düzenlendi.

Global Compact Türkiye, AÇEV, TÜSİAD, UNFPA, UN Women, YANINDAYIZ Derneği işbirliği ile 7 Mart Perşembe günü Alarko Holding ev sahipliğinde “İş Dünyasında Kadının Güçlenmesi için Çocuk Bakım ve Eğitim Hizmetlerinin Yaygınlaşması” başlıklı bir konferans düzenlendi. Konferansta toplumsal cinsiyete duyarlı mali politikaların ve çocuk bakım ve eğitim hizmetlerine yönelik yapılan yatırımların öneminin altı çizildi. Bir çok Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) iş dünyası temsilcisi toplantıya katıldı. TÜSİAD, AÇEV ve PwC tarafından hazırlanan “İş ve Özel Yaşam Dengesi Yolunda Çocuk Bakım ve Eğitim Hizmetlerinin (Kreşlerin) Yaygınlaştırılması” raporu tanıtıldı. Aile içinde çocuk bakım sorumluluğun eşit paylaşılması ve ekonomik olarak erişilebilir kreş ve anaokulu imkanlarının varlığı kadınların işgücüne katılımlarını kolaylaştırıyor. Çocuk bakım ve eğitim hizmetlerinin yaygınlaştırılması, iş ve aile yaşamının dengelenmesi açısından önem taşıyor. Konferansta konunun ivedikle ele alınmasının önemi ve bu konuda farklı uygulamaları olan şirket örnekleri paylaşıldı.

İş Dünyasında Kadının Güçlenmesi için Çocuk Bakım ve Eğitim Hizmetleri Yaygınlaşmalı
Kapsayıcı ve sürdürülebilir bir büyüme süreci için nüfusun yarısını oluşturan kadınların başta çalışma hayatı olmak üzere toplumsal yaşamın her alanında güçlenmesi ve eşit temsili gereklidir.

Eğitim düzeyinin yükselmesiyle kadınların iş gücüne katılma oranı artsa da kadın ile erkek iş gücüne katılma oranları arasındaki fark her eğitim seviyesinde kadınlar aleyhine devam etmektedir. Bu durum, kadınların çalışma hayatına girmesinin ve çalışma hayatında kalıcı olabilmesinin önünde eğitim dışında engeller olduğuna işaret etmektedir. Araştırmalar göstermektedir ki, çocuk bakımı, kadınların çalışma konusundaki tercihlerinde belirleyici nedenlerden biridir ve çocuk sahibi olduktan sonra kadınlar; kaliteli ve güvenilir çocuk bakım desteği olmadığı için önce geçici sonra da genelde geri dönmeyecek şekilde iş gücünden ayrılmaktadır.

Kadınların iş gücü piyasasına katılımı ve istihdamda sürekliliği için, iş ve özel yaşam uyumunu destekleyici mekanizmaların varlığı vazgeçilmez önemdedir. Ülkemizde toplumsal kalıp yargıların dönüşmesi, babaların da çocuk bakım sorumluluklarını annelerle eşit bir şekilde üstlenmesi ve kurumsal çocuk bakım ve eğitim hizmetlerinin yaygınlaştırılması gereklidir. Gerek erken çocukluk eğitimi hizmetlerine erişimin gerekse kadın istihdamının desteklenmesi için kamu ve özel sektöre çok önemli bir rol düşmektedir. Şirketlerin toplumsal cinsiyet eşitiğini sağlamak için yapabilecekleri uygulamalara yol gösteren Kadının Güçlenmesi Pensipleri (WEPs) de çocuk bakım hizmeti konusunda da şirketlerin neler yapabilecekleri konusunda klavuzluk etmektedir.

Türkiye’de bakım hizmetleri konusunda çeşitli seçenekleri değerlendiren bütüncül ve toplumsal cinsiyete duyarlı bir kamu politikası oluşturulmalı, kamunun doğrudan destekleri ve özel sektöre yönelik teşvikler yoluyla kaliteli çocuk bakım ve eğitim hizmetleri yurt çapında yaygınlaştırılmalıdır. Erken çocukluk bakımı ve okul öncesi eğitimi için yapılacak harcamalar, çocuk gelişimini destekleyecek, kadın istihdamını artıracak, toplumsal cinsiyet eşitliğini geliştirecek ve yoksulluğu azaltacaktır.

Bu politika; kreşlerin yaygınlaşması için çocuk bakımı, kadın istihdamı ve kamu maliyesi açılarından en etkin politika seçenek ve araçlarını içermeli ve kamu yatırımları için gerekli bütçenin tahsis edilmesini sağlamalıdır. Bu kapsamda kamunun belediyeleri ve özel sektörü harekete geçirmek için kullanacağı teşvik ve destek araçlarının da yer alması hem merkezi yönetim üzerindeki yükün paylaşılmasını sağlayacak hem de sektörün kendi dinamikleri içinde gelişmesini destekleyecektir. Bu hizmetlerin, ihtiyaç ve taleplerin çeşitliliği gözetilerek ailelere birden fazla seçenek halinde sunulması faydalı olacaktır.

× How can I help you?